Ölüm Düşüncesinin Hissettirdikleri



Sokakta yürüyorum. Karşıdan yaşlı bir kadın geliyor. Ama bayağı yaşlı. Zor yürüyor ve hafif kamburlaşmış. Yüzüne bakıyorum. Ciddi ama yumuşak bir ifade. Karşı tarafa değil de önüne bakarak yürüyor. Yalnız ve tek başına. Muhtemelen eşi vefat etmiş. Yanyana geliyoruz karşılıklı geçişirken. Elimi tutan 2 yaşındaki oğluma bakıyor sevgiyle ve gülerek. Bizim oğlan da gülüyor kadına. Kadın daha bir sevmeye başlıyor bizim oğlanı. Sonra yoluna devam ediyor. Bizim çocuk da arkasından "bay bay" yapıyor.

Evet "bay bay". Belki bir daha hiç görmeyecek kendisini seven bu kadını. Zaten küçük olduğundan sevildiğini hatırlamayacak da zaten. Ama o "bay bay", neler anlatıyor neler.

Bir zamanlar bende küçüktüm. Sevimliydim. Ve çok hatırlamasam da beni de yolda gören herkes kucağına alırmış, severmiş. Şimdi kimbilir nerelerdeler? Şimdi ise benim çocuğumu seviyorlar. Sonrasında ise benim çocuğum benim yerimde, belki ölmezsem bende yalnız olarak şu yaşlı kadının yerinde olacağım.

Zaman geçiyor, anılar kalıyor. Hepimiz öleceğiz. Ama insan üzülüyor sevdiklerini kaybetmeye. Dayanamıyor hatta. O tatlı anıları hatırlıyorum sevdiklerimle alakalı. Ve birgün bende onların yerinde olacağım. Hatırlarsa birileri hatırlayacak. İyi yada kötü şekilde anacak beni. Ama benim haberim bile olmayacak bundan. Ama olsun kötü hatırlanacağıma niye iyi hatırlanmak istemeyeyim ki? Niye güzel bir anı olmayayım ki beni hatırlayanlar için?

Ve eğer hepimiz öleceksek önünde sonunda, bu boş amaçlarla çevrelenmiş hayatın ne anlamı var? Zamanı gereksiz işler peşinde koşarken harcamaya ne gerek var? Zaman geçip gidiyor, ve bizler de akıyoruz sona doğru. Bari anlamlı işler yapalım ki, bi işe yarasın di mi hayatımız...
Ölüm Düşüncesinin Hissettirdikleri Ölüm Düşüncesinin Hissettirdikleri Reviewed by Unknown on 14:05 Rating: 5

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.